“öncelikle yoga hakkında bir sorum olacak mey hocaya sordum malesef yanıt alamadım yoga o anın bir parçası mıdır yoksa hayatın bir parçasının o anda şükre dayalı fiziksel efzersizi midir popüler olana hizmet edilmiyorsa bu basit sorunun cevabı olmalı abi.. Bundan yaklaşık 2.5 3 sene evvel bir din adamına çok basit bir soru sormuştum. soru şuydu… bilim ve ilimin bizim kustal kitabımızda yeri varmıdır … cevap vardır etnik olan kısmına giremiyeceğim için detayına girmicem ama cevap sadece vardır olmuştu. cevabını aradığım sorulara tesadüf sonucu tanıma şansı bulduğum bilge adamın cevap vermesi beni çok çok mutlu etti.. ne varki burada senin yardımına ihtiyacım var son 1.5 haftadır osho yu tanıdığımdan beri garip bir şekilde suçluluk duygusu hissediyorum ağabey.. neden böyle bir duygunun içerisindeyim diye cevap bulmaya çalışıyorum olmuyor…. ”
CEVAP:
Sevgili kardeşim. uzun süre susuzluk çekmiş, çöllerde klamış birisinin bir pınar bulduğunda suya dalması gibi mevzuya dalıvermişsin. Kana kana içebilmek için tüm varlığını suyla doldurmaya çalışıyor gibisin.
Dur bir soluklan. Acele etme. Yeterince su var. Hepsini bir anda içemezsin. Zarar verir sana sonra!
Yogayı boşver şimdi sen…
Yoga derken sadece yogayı kastetmeyip meditasyonu da kastettiğini sanıyorum..
Meditasyon üzerinde konuşmak anlamsız. Sen bana nasıl yapılacağını sorarsan yanıtlamaya çalışırım ama meditasyonla ilgili teorik soruların anlamı yoktur.
Suçluluk duygunu daha ilginç buluyorum ben. Bir kitap okuduğunda neden suçlulık duysun insan? Ruhunun özlemini duyduğu bilgeliğe kavuştuğunda neden kendini kötü hissedesin?
Burada çok ama çok derin bir koşullanma var: sen sadece Muhammed’den ve onun dininin öğretmenlerinden böyle bir şeyi tatmin etmesini bekliyor olmalısın. O nedenle bu, başka bir adamdan müslüman olmayan bir kutsal kişiden geldiği için kendini vicdanen bağlı hissettiğin geleneğe karşı suçluluk duyguları taşıyorsun.
Eğer katı birisiysen Osho’ya fazla girme ve kendine başka bir kaynak bul derim. Bu su ne kadar saf da olsa derinden derinden sen onun bir tür zehir olduğu fikriyle içeceksin. Ve kardeşim senin inançların sana saf suyu bile zehir edecektir.
Bu durumda sen en iyisi zehri saf su sanarak içmeye devam et. İnan ki zehiri saf su; saf suyu da zehir edecek potansiyel sende mevcut. İnanç böyle bir şeydir. Eğer inancın ve ititkatin çok güçlüyse aman ha Osho okuma, meditasyonlarını falan da yapma. Aklın karışır ve kendini kaosta bulablirsin.
Eğer inançtansa daha çok bilime yakın sayabilirsen kendini, deney yaparak test ederek; kendini hakikati bulmaya adayacak kadar cesursan ve bu uğurda doğru bildiğin her şeyden vaz geçmeye hazırsan Osho’da ilerlemeyi düşün.
Kendine de başkalarına da yazık etme. Zamanı değildir. Biraz sabret. Yahut derinlemesine ait olduğunu hissettiğin yolda ilerle, daha çok yol alırsın emin ol..
Sevgiler